“Aldatılıyor muyum?” sorusu tek bir olayla başlamaz. Eşinizin değiştiğini düşünürsünüz, söyledikleri birbirine uymaz, sorduğunuzda konu kapanır. Bir süre sonra aynı soruyu kendinize sormadan gün geçirmez olursunuz. Bu his doğru da çıkabilir, yanlış da; kararı verecek olan sizsiniz. Bir özel dedektifin yapabileceği, kararınıza dayanak olacak bir şeyi gidip görmektir.
Aldatıldığımı nasıl anlarım?
Aldatıldığınızı internetteki belirti listelerinden anlayamazsınız, çünkü her madde bambaşka bir sebeple de açıklanabilir. Elinizdekini üçe ayırmak daha çok şey söyler: Kendi gözünüzle gördükleriniz bir yana, başkasından işittikleriniz bir yana, bunlardan sizin çıkardığınız sonuçlar bir yana. Üçüncü grubun büyük, birincinin küçük olduğunu görebilirsiniz. Birinci grup küçük olsa da şüpheniz yersiz olmaz; nereden başlanacağı görünür hâle gelir.
His ile soru arasındaki fark
“Beni aldatıyor” bir histir, gidip görülecek bir şey söylemez. “Çalıştığını anlattığı yer var mı?” ise sorudur, çünkü cevabı bir adreste aranabilir. Görüşmede hislerinizi anlatmanızda sakınca yok; birlikte aradığımız şey, o anlatımın içinden böyle bir cümle çıkarmaktır.
Bu cümle eşinizin kendi anlattığı şeyden doğmalıdır. Sizin tahmininizden ya da birinin size söylediğinden yola çıkılan bir soru, gidilecek yeri belirlemez. Eşinizin söz ettiği iş ve yer Eskişehir’in ilçelerinden birindeyse çalışma oradan kurulur; kapsamın tamamı eş takibi sayfasında.
Elinizde somut bir şey yoksa
Şüpheniz her zaman böyle bir cümleye dönüşmez. Eşiniz neredeyse hiçbir şey anlatmıyordur, ya da söyledikleri gidip görülecek türden olmaz. O zaman size dedektif tutmak için erken olduğunu söyleriz. Bu cevap hayal kırıklığı yaratabilir, ama belirsiz bir konuya gün ayırmak size bir şey kazandırmaz; hangi bilginin işi başlatabileceğini de konuşabiliriz.
Önce eşinizle konuşmalı mısınız?
Eşinizle konuşup konuşmamak sizin kararınızdır, bu konuda yol göstermek bizim işimiz olmaz. Konuştuysanız ve size yeni bir iş ya da yer anlattıysa o cümle araştırmanın konusuna girebilir. Konuşmadıysanız da başvurabilirsiniz; görüşmede bunu belirtmeniz yeter.
Yanındaki kişi, telefon, ayrı yaşamak
Eş araştırmasının sınırı üç noktada belirginleşir. Eşinizin yanındaki kişi rapora alınmaz. Eşinizin telefonundan bilgi istemiyoruz, sizden de bunu beklemiyoruz. Ayrıldıysanız ya da eski eşiniz söz konusuysa adres aramıyor, ev gözlemiyoruz.
Bir şey görülür ya da görülmezse
Aradığınız şey raporda çıkmayabilir. Bu, şüphenizin yersiz olduğunu kanıtlamaz; çalışılan yerde bir şey görülmediğini anlatır. Görülürse de rapor ne yapacağınızı söylemez, ne görüldüğünü yazar. İki durumda da hissin yanına konacak yeni bir bilginiz olur, kalan yolu kendiniz seçersiniz.
